Özgürlük & Yollar

06 July 2017


Selam. Bu yaziyi sadece Türkce yazacagim, yaziyla ilgili tek kararim bu. Ne söylemek istedigimi henüz bilmiyorum, hicbir sey düsünmedim ve hicbir sey hazirlamadim. Yazinin bir anlami olur veya olmaz, fark etmez. Cünkü canim öyle istiyor.

Hatta söyle yapalim, bu yazida yazip silmek de olmasin, yazdigim her sey öyle kalacak, hatali hatasiz bu da fark etmez. Cünkü bunu da canim öyle istiyor. Cünkü kimseye göre sekillenmeyecek kelimelerim, ne simdi ne sonra. Öncesini merak ediyorsaniz, sekillenmedigi icin buradayim. Eger ben, isteklerim ve düsüncelerim baskalarinin düsüncesine göre kivrilip bükülseydi, ben ben olmazdim. Siz de öyle. Kendinize koydugunuz ama ulasamadiginiz bir hedefinizi akliniza getirsenize, neden olmamisti? 

Cevabiniz "cünkü canim öyle istedi" ise, güzel. Ama sizi baskasi durdurduysa, neden kelimelerinizin ve isteklerinizin bu kisi veya kisiler karsisinda kivrildigini düsünün. Bir yerde yine kendinize rastlayacaksiniz, ve bu sefer "cünkü caniniz öyle istedi" diye degil, bunu siz de biliyorsunuz. Ya kendinize güvenmediniz, ya savasacak gücünüz kalmadi, ya da bas kaldirmaktansa adapte olmak daha basit geldi... ya da caniniz öyle istedi. O halde fikrinizi degistiren etken neydi? Hangi degisim hedefinizden vazgecmenizi sagladi? O anda keskin yerlerinizden törpülendiniz mi?

Yoksa kendiniz mi kesip attiniz o yeri?

Su ana kadar bir sey gözlemleyebildiysem, o da kendime engel sadece kendim olmamdir. Eger kendim önümde durmuyorsam, karsimda milyonlarca insan olsun fark etmez, yapabilecekleri tek sey en keskin yerimi daha da keskinlestirmek olur. Törpülemek istedikleri ister dilim olsun, ister düsüncelerim, ister inanclarim, ister becerilerim - bunlara ben izin vermedigim sürece kim ulasabilir? En keskin yanimi ben göstermedigim sürece kim görebilir veya gösteriyorsam kac kisi o keskinligi törpüleyecek kadar körelmis olabilir? Anlayacagin, kendine engel sadece kendinsin. Ve yalnizsin bu yolda.

Hayatinda amaci olmayan insanlardan haz etmiyorum. 

Bu konuda imkanlarin zerre önemi yok, kendine engel oldugun kadar kendi imkanin da sensin. Hicbir bahane kabul edilebilir degil. Hayal edebilecek güce sahipsen, imkanlari da yaratabilirsin. Ha bu kolay olur mu? Olmaz, olmamali. Hedef ne kadar yüksekse, ulasmasi o kadar da zordur. Ama imkansiz degil. En güzel manzara icin bir daga tirmanmak gibi bir sey bu. Sen ister yari yolda pes edip "eh bu da fena sayilmaz" dedigin bir manzarayla avun, ister sonuna kadar diren ve en güzel manzaraya ulas - senin vizyonuna, inancina ve iradene bagli. Sonucta o hedef daginin yüksekligi vizyonumuzla sınırlı, öyle degil mi? 

Bu yüzden yargilamayin. Sizden daha "kücük" hayalleri olanlari yargilamayin. Onlar icin belki de en büyük hayaldir sizin "kücük" olarak gördügünüz. Belki de siz ulasmissinizdir daha önce o asamaya. Peki ya tersi? Unutmayin, sizin ulasmak istediginiz yerlere de daha önce ulasanlar oldu. Bu yüzden ne siz daha iyi bir seysiniz, ne bir baskasi. 

Daha önce yurt disina cikmamis biri "Avrupa turuna cikacagim, sonunda Paris'i görebilecegim" dedi. Güldüm, "aman Avrupa'da da görülecek bir yer mi varmis?" dedim... Avrupa disina cikmamis ben "dünya turuna cikacagim, az kaldi" dedim. Dünyanin her yerine gitmis biri güldü, "dünyada görülecek cok yer var, ama ben hepsine gittim dünyanin sihri bozuldu benim icin" dedi... Ayni kisi "astronot olmama az kaldi, sonunda uzaya cikacagim" dedi. Masadaki astronot güldü, "evet, dünya uzaydan sihirli haklisin, ama evimden cok daha da sihirli" dedi.

Anlayacaginiz, kendi mahallesinden disari cikmayan insanlar da var. Sirt cantasini alip dünyayi turlayan da var, aylarca uzayda kalan da var. Attigimiz her adim dünyamizi, vizyonumuzu genisletiyor. Yapman gereken tek sey adim atmaya, kendi kabugunu catlatmaya cesaret etmek. 

Ne diyordum...

Hayatinda amaci olmayan insanlardan haz etmiyorum. Ama bunun yerine hayallerinden bahsederken gözlerinin ici gülen insanlari öyle seviyorum ki. O an anliyorum, evet, bahsettigi hayal olarak kalmayacak, cünkü kendi potansiyelinden emin. Ve sunu anladim, sen kendinden emin olmadigin sürece hic ama hic kimseyi ikna edemezsin. Kendin inanmadigin seylere kimseyi inandiramazsin. Farkinda misin gücünün?

Denesene. Kulakligini tak ve 10, 20, 30 km kosacagim diye cik evden. Dayanabilecek misin? Yoruldugun icin aglaya aglaya bitirebilecek misin o kilometreleri? Cigerin parcalanacakmis gibi olsa da bütün inancini toparlayip bir an sakinlesip 'yaparim' diyip devam edebilecek misin? Sonunda kendi evin disinda ulasacagin baska bir hedefin yoksa da yapabilecek misin bunu, sirf kafana koydugun ve buna inandigin icin? Vücudun senin zannettiginden daha fazlasina kadir. Fiziksel sınırını cok rahat asabilirsin, ama bir nokta vardir, orada tükenirsin. Peki ya sınırsız ruhun? Fikirlerin? Inanclarin? Düsüncelerin? Ne seni durduran? Neye ihtiyacin var? Kosmak icin bircok seye ihtiyacin varken ve buna ragmen sen kendi sınırını asabiliyorken, düsünürken neye ihtiyacin var? Biraz yürege belki.

***
Bu yaziya sadece icimde bir yazma istegi hissettigim icin basladim, aklimda herhangi bir konu yoktu. Sonuc olarak buraya geldik. Ve kisacasi; ben inanmiyorum, kendine bile inanmayanlara. Hayati yalan olanlara. Akillari kötülüge calisanlara. Baskasi icin kötülük dileyenlere ve kötü düsünenlere. Ben inanmiyorum, baskasinin yolunda tas olmaya calisanlara. Ben inanmiyorum inandiginizi iddia ettiginiz ama mecburiyetten mensup oldugunuz dininize ve icinizde tasidiginiz tanriniza, bu sizi daha masum yapmiyor. Inanmak, kendi icinizde anlayabildiginiz, kendinizle bagdastirabildiginiz, kanitlari olmadan da dogruluguna güvenebildiginiz bir seydir. Ve bu yüzden inanmak, bilmekten cok daha güzeldir, cünkü daha güclüdür. Kimseye hicbir sey ispatlamaniza gerek yok, özgür olun, kendiniz olun, ve yaptiginiz seylerle baskasina zarar vermediginiz sürece aciklama yapma geregi duymayin. Ve bu yaziyi burada sonlandiriyorum,

CÜNKÜ CANIM ÖYLE ISTEDI.
Özgürlüklerce,
Eylem

2 comments :

  1. Sen harika bir detay olabilir misin? Fikirlerin, düşüncelerin benim için çok önemli ve bu yazıda uzun süredir düşündüğüm, "korkak mıyım?" sorusunu getirdi aklıma, evet cesur değilim. Yani isteklerim hep yarıda kaldı çoğunu gerçekleştiremedim. şimdi daha cesur olacağım. Bunun bence de tam vaktiydi. Artık sadece tek diyeceğim var. Doğru yada yanlış, zor ya da kolay ne yaparsam yapayım. Çünkü canım öyle istedi :)

    ReplyDelete
  2. Therefore, people need more evening online.

    ReplyDelete